YILLIK ÜCRETLİ İZİN HESABINDA ESKİ HİZMETLER DİKKATE ALINIR MI?
Bu yazımızda tüm çalışanları yakından ilgilendiren Yıllık ücretli izni ve bu konuya ilişkin onların kafalarında soru işareti olan önemli konulara değinmek istedik.
Yıllık ücretli izine hak kazanma için gerekli süre:
Yıllık ücretli izin iş yasamızın 53- 54- 55- 56- 57- 58- 59- 60.maddeleri ile düzenlenmektedir. Buna göre işçinin yıllık ücretli izine hak kazanması için deneme süresi de dahil olmak üzere o işyerinde en az 1 yıl çalışmış olması gerekir. Yeri gelmişken hemen belirtmeliyiz ki bu sürenin hesabında işçinin o işverenin aynı ya da değişik
işyerlerindeki çalışmaları birleştirilerek hesap edilir.
Yıllık ücretli iznin hesabında çalışılmış gibi sayılan haller:
Devamını oku »
Yurtdışına verilen hizmetteki KDV
Yurt dışındaki müşteriye verilen avukatlık hizmetinde KDV
Avukatlık yapmaktayım. Hollanda’da yerleşik bir kuruma, Türkiye’deki mevzuatlar hakkında danışmanlık yapıyorum. Ücretimi banka aracılığıyla tahsil edeceğim. Serbest meslek makbuzu düzenlerken gelir vergisi stopajı hesaplanmayacak. Ancak, katma değer vergisi konusunda tereddütlerim var. Verdiğim hizmet, hizmet ihracı olarak değerlendirilebilir mi? Katma değer vergisi tahsil etmeli miyim? B.Sevindik
Devamını oku »
Basel Kriterlerine Hazırlık
Başta Avrupa olmak üzere tüm dünyada aslında bankacıları ilgilendiren ve bankacılık sistemine ilişkin olarak ortaya konan bu kuralları içeren Basel II kriterlerinin uygulanması 2009 yılı başına ertelenmiş olsa da özellikle KOBİ’lerin en az bankalar kadar bu kriterlerden etkileneceği düşüncesi ile şimdiden hazırlıklı olmakta fayda var.
Ülkemiz şartları dikkate alınmaksızın gelişen bu düzenlemeler işletmelerimizi yakından ilgilendirmekte. Çünkü tüm gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de firmalar ciddi işletme sermayesi sıkıntısı çekmekte, yani kredi kullanmaktadırlar.
Ülkemizde en sık rastlanan kredi teminatları ise fabrika, depo vb. işletme alanlarının ipotek altına alınması, alınan müşteri çek ve senetlerinin teminat olarak verilmesi ve ortakların veya grup şirketlerinin kefaletidir. İşte en önemli sorun bu noktada başlamakta. Basel II ile ülkemizde en çok kullanılan bu teminatlar ortadan kalkmakta, en azından zorlaşmakta. Daha açık ifade etmemiz gerekirse; kefalet artık sadece eğer kefilin derecelendirmesi daha iyiyse mümkün olabilecek, böylece bugünkü gibi ilişkili firmaların ya da gerçek kişilerin birbirlerine kolaylıkla kefalet vermek suretiyle finansman sağlamaları zorlaşacaktır. Çek, senet, fabrika ipoteği teminatları ise bankanın sermaye yükümlülüklerine fayda sağlamayacağından, bankanın bu teminatlara gönülsüz yaklaşması, başka teminatlar istemesi ve nihayetinde yüksek maliyet sonucu yüksek faiz teklif etmesine yol açacaktır.
Devamını oku »
Ortaklık Payının Satışında Vergi
Limited şirket ortakları tarafından merak edilen konuların başında ortaklık payının tamamı veya bir kısmının elden çıkarılması durumunda verginin söz konusu olup olmayacağıdır.
Ticari hayatta gerçek kişilerin sahip oldukları limited şirket hisselerini devretmeleri yaygın bir uygulama. Sahip olunan ortaklık payı kurucu ortak sıfatıyla, sermaye artırımına iştirak ederek, veya satın almak suretiyle edinilmiş olabilir. Bu şekilde elde edilen kazançlar prensip olarak gelir vergisine tabi. Buna ilişkin düzenleme Gelir Vergisi Kanunu’nun 80/4.üncü maddesinde yer almakta.
Yapılan düzenlemeye göre, limited şirket ortaklık hakkının (hissesi) tamamen veya kısmen elden çıkarılması dolayısıyla doğan kazanç üzerinden gelir vergisi tahsil ediliyor. Burada ortaklık payının alındığı tarihle satış tarihi arasındaki zaman aralığının bir önemi yok. Satılan payın üç ay önce alınmış olması ile on ay önce alınmış olması arasında bir fark yok.
Devamını oku »
Bin YTL’nin Altında Borcu Olanlar da İhaleye Girebilecek
4 Nisan 2007 Tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 5615 sayılı Yasa ile Kamu İhale Kurumu’na (KİK), ihaleye katılım aşamasında hangi vergi borçları olanların ihale dışı bırakılacağını belirleme yetkisi verildi.
Mevcut sistemde, açılan ihaleye girenler vergi borcu olmadığına dair taahhütname veriyorlar. İhale kimin üzerinde kaldıysa kişiyle ilgili inceleme yapılıyor ve eğer vergi borcu çıkarsa verdiği teklif geçersiz sayılıyor, teminatı da yanıyordu.
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın KİK’e verdiği görüşe göre artık Bin YTL’nin altında vergi borcu olan kişiler de kamu ihalelerine girebilecek. İhaleye giren kişi ve kuruluşlardan “Bin YTL’nin üstünde vergi borcu olmadığına ” ilişkin bir taahhütname alınacak.
Devamını oku »
Araç Satışlarında Kolaylık
Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu�na göre, motorlu taşıtların satış veya devri ancak motorlu taşıt vergisi borcunun olmadığına ilişkin yazının ilgili kuruma ibrazı ile mümkün olmaktadır. Bu güne kadar geçerli olan sisteme göre , �İlişik kesme belgesi” olarak adlandırılan resmi yazının aracın kayıtlı bulunduğu vergi dairesinden alınması zorunluydu. Bu durum vatandaşlar açısından zaman ve emek kaybı anlamına gelmekteydi.
Maliye Bakanlığı, www.gib.gov.tr adresindeki web sayfasında yayımladığı duyuru ile, bundan böyle, araçlarla ilgili ilişik kesme belgesi ve fenni muayene izin belgesinin Motorlu Taşıtlar Vergisi tahsiline yetkili otomasyona geçirilmiş herhangi bir vergi dairesinden de alınabileceğini açıkladı. Yapılan bu düzenleme ile araç alım satımlarında yaşanan bir sıkıntıda ortadan kaldırılmış oldu.
Asgari ücretin anlamı ne olmalıdır?
Asgari ücret, “Çalışanın ve ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılayarak insanca yaşamalarına olanak tanıyan en düşük ücret düzeyidir.” İşgücü arzının işgücü talebinden daha yüksek olduğu, “Gelişmekte Olan Ülkelerde” ücretlerin daha fazla düşmesini önlemek amacıyla, her yıl asgari ücret tespit edilmektedir.
Türkiye’de asgari ücret çalışanın yalnızca fiziki ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde tutuluyor. Yani işçinin ölmeyip sağ kalacak kadar bir ücret almasını hedef almaktadır.
Eğer bir ailede bir kişi çalışıyorsa, bu da mümkün değildir.
Gerçekte ise asgari ücret hem asgari fiziki ihtiyaçları karşılayacak, hem de asgari kültürel ihtiyaçları karşılayacak düzeyde olmalıdır. Çağımızda, tiyatro, kitap, müzik, insanların yeme-içme kadar önemli bir ihtiyacıdır. İnsanca yaşamanın şartıdır. Aksi halde insan ihtiyaçlarından ve insanca yaşamadan söz etmek mümkün olmayacaktır.
Asgari Ücretin Hesabı
Devamını oku »
Fason tekstil ve konfeksiyonda tevkifat kalktı.
105 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği
30.06.2007 26568 sayılı Resmi Gazete
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu uygulamasına ilişkin olarak aşağıdaki açıklama ve düzenlemelerin yapılmasına gerek duyulmuştur.
A. FASON OLARAK YAPTIRILAN TEKSTİL VE KONFEKSİYON İŞLERİNDE KDV UYGULAMASI
1. Fason Tekstil ve Konfeksiyon İşlerinde Sorumluluk Uygulaması
KDV Kanununun 9 uncu maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 51 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (II) numaralı bölümü ile getirilen ve kapsamı söz konusu Genel Tebliğin (II/A) bölümü, 53 ve 58 Seri No.lu KDV Genel Tebliğlerinde belirlenen, fason olarak yaptırılan tekstil ve konfeksiyon işlerinde sorumluluk uygulaması bu Tebliğin yayımlandığı tarihi izleyen ay başından geçerli olmak üzere kaldırılmıştır.
Devamını oku »
MALİYE 59 SEKTÖRÜ İZLEMEYE ALDI
Maliye, otel, lokanta, bilgisayar, turizm, gıda, inşaat, taşımacılık, gayrimenkul, eğitim, sağlık ve eğlencenin de aralarında yer aldığı 59 sektörü Katma Değer Vergisi yönünden izlemeye aldı.
Gelir İdaresi Başkanlığı, Katma Değer Vergisindeki gelişmelerin daha iyi izlenmesi amacıyla çeşitli sektörlerde KDV takibatı başlattı. Bu çalışmada belirlenen sektörlerdeki KDV tahakkuk ve tahsilatları ay ay izleniyor. Önceki ayların yanı sıra 2005 ve 2006 yıllarının aynı dönemleri ile karşılaştırmalar yapılıyor.
Söz konusu çalışmada, dönem karşılaştırmaları sonucunda dalgalanma gösteren veya bir önceki döneme göre büyük düşüş meydana gelen sektörlerde, bu durumun nedenlerini ortaya çıkarmak amacıyla analiz çalışması gerçekleştiriliyor. Aynı şekilde bunun vergi gelirleri ve ekonomiye etkileri de masaya yatırılıyor.
Bu arada çalışma sonucu ortaya çıkarılan bulgular, vergi denetimlerinde de kullanılıyor. Risk analizlerinde, hiçbir gerekçeye dayanmadan büyük sapma gösteren sektörler ve kuruluşlara öncelik veriliyor.
Devamını oku »
cep telefonu ve elektrik faturalarının gidere yazılması
MALİYE BAKANLIĞI,İstanbul Defterdarlığı ,Katma Değer Vergisi Gelir Müdürlüğü tarafından KDV.MUK.B.07.4.DEF.0.34.16.29.3509 sayı ile verilen muktezada özetle şöyle denmektedir.;
işletmenin aktifine kayıtlı olmayan cep telefonu giderleri ile işyerine ait olup ödevli adına kayıtlı olmayan elektrik faturalarının giderlerini ticari kazancın tespitinde Gelir Vergisi Kanununun 40/1.maddesine göre indirim konusu yapılması olanaklı değildir
Mukteza şöyledir;
Bilindiği üzere; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40’ıncı maddesinde, safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, 1. bendinde; ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin indirilebileceği, 5. bendinde ise; kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin indirilebileceği belirtilmiştir.
Devamını oku »
KİRA KARŞILIĞI KAPICI ÇALIŞTIRILABİLİR Mİ?
Özellikle apartmanlarda kira karşılığı kapıcı çalıştırılması uygulamada sık karşılaştığımız sorunlardan biridir. Apartman kapıcı dairesi hizmet karşılığı kiraya verilmekte ve kira sözleşmesi düzenlenmektedir. Kapıcı olarak çalışan kişiler bina temizlik, çöp toplama, servis vb. hizmetleri karşılığı kira ödemedikleri gibi uygulamada görüldüğü üzere elektrik, su, yakıt ödemesi de yapmamakta veya çok kısmî ödeme yapmaktadırlar. Kimi zaman da bina yönetimleri bu şekilde çalıştırılan kapıcılara ayrıca aylık 100-150 YTL arasında harçlık adı altında ücret ödemektedirler. Şikayet durumunda ise yöneticiler iş ilişkisinin iş sözleşmesine (hizmet akdine) değil, kira sözleşmesine dayandığını iddia etmektedirler.
Devamını oku »