Yaşasın, batıyoruz!
Dünyada bugüne kadar görülmemiş ölçüde büyük bir ekonomik kriz var. Neyse ki Türkiye bu krizden özellikle batılı ülkelere nazaran daha az etkilendi.
Neden daha az etkilendik, bu konuda farklı görüşler var. Hangisi doğru, bilmiyorum. Çünkü konunun uzmanı değilim.
Ama hiç etkilenmedi demenin imkánı yok ne yazık ki. Ürettiğiniz malları satacağınız pazarlardaki durgunluk ister istemez sizi de etkiliyor. Ekonominizde veya finansal sisteminizde yapısal problemleriniz olmasa bile küresel dünyadaki gelişmelerin çok da uzağında kalma lüksüne sahip olamıyorsunuz.
Bir de işin psikolojik yanı var. Krizi büyüten öncelikle ‘kriz psikolojisi’dir.
Sözgelimi ‘ne olur, ne olmaz bu günlerde paramı harcamasam’ diye düşünerek davrandığınızda bile tüketimin kısılmasına katkı sağlamış oluyorsunuz. Tüketim kısılınca reel ekonomi de küçülüyor, işsizlik artıyor, pahalılık oluşuyor vs.
* * *
Ne yazık ki bir yandan başlıca pazarlardaki daralma yüzünden dolaylı olarak bize de ulaşan krizin etkileri yetmiyormuş gibi, diğer yandan da kriz psikolojisi bizi batırmaya çalışıyor.
Kriz psikolojisini medya yayıyor. Bunu söylemek zorundayız. Üstelik bunun bilinçli olarak yürütüldüğünü düşünmek durumundayız.
Amerika’da başlayan krizin henüz Türkiye’de hiçbir etkisinin görülmediği günlerde başlatılmış olan bir kampanyadan söz ediyoruz çünkü.
Bazı televizyon kanallarının o günlerdeki haber bültenlerini hatırlıyorum… Etiler, Nişantaşı gibi lüks semtlerdeki dükkánlara gidip halkın artık şarküteriden peynir almadığını, kadınların kuaföre gitmediklerini anlatıyordu tv muhabirleri. Aynı grubun gazeteleri de herhangi bir vatandaşın başına taş düşmesi haberini bile ‘işte krizin etkileri’ diye veriyorlardı.
Bugünlerde iyice abarttılar. Artık doğrudan sokaktaki adamı paniğe sürükleyecek tarzda ‘altına hücum’ veya ‘dolara hücum’ manşetleri atmaya başladılar.
* * *
Peki, neden böyle yapıyorlar?
Kriz psikolojisini körüklemekle ellerine ne geçecek?
Türk ekonomisi tepe taklak olduğunda o medya gruplarının sahipleri de Türkiye ile beraber yoksullaşmayacaklar mı?
Ne yazık ki bu sorulara rasyonel bir cevap bulamıyoruz. Çünkü karşımızda akılla, mantıkla izah edilemeyecek bir zihniyet, daha doğrusu bir ruh hali var.
Ne diyordu İlhan Selçuk, unuttunuz mu:
‘… Şimdi yalnız 2 tane şey var, eğer kapatma davası açılırsa… Bir de üstüne ekonomik kriz gelirse, Türkiye biraz karışırsa belki bi umutlar doğabilir… Çünkü normal yollardan bunları mümkün değil yani.’
İbrahim KİRAS
ibrahimkiras@stargazete.com